Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Mehmet Küçük, devlet okullarındaki bazı öğretmenlerin performansının özel okullardakilere göre biraz daha düşük olabildiğini belirterek, ''Özel okullardaki öğretmenlerin raporlu, izinli gün sayısı çok az olmaktadır. Yakınını kaybeden bir özel okul öğretmeni bile belki bir, iki gün aradan sonra öğrencisinin başına dönmektedir. Başarıyı da bence bu getiriyor'' dedi
Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği'nin ''Okulda Yenilenme'' konulu 9. Antalya Sempozyumu başladı. Sempozyumun açılış oturumunda konuşan Özel Öğretim Kurumları Genel Müdürü Mehmet Küçük, Milli Eğitim Bakanı Nimet Çubukçu'nun okul öncesi eğitimin gelişmesine verdiği katkıları hatırlattı. Şu anda resmi olarak bin 280 anaokulunun faaliyet gösterdiğini belirten Küçük, Bakan Çubukçu'nun girişimleriyle sadece bu yıl özel anaokullarındaki öğrenci sayısının yüzde 24 arttığına dikkati çekti. Mehmet Küçük, Türkiye'de özel okulculuğun gelişmemesinden her kesimin şikayetçi olduğunu, Bakan Nimet Çubukçu'nun talimatlarıyla bu konuda da çalışmalara başladıklarını anlattı. Maliye Bakanlığı bürokratlarının da bu konuda çalışmaları olduğuna değinen Küçük, özel eğitime destek için ülkenin ekonomik şartları elverdiği ölçüde birtakım çalışmalar yapılabileceğini dile getirdi. Dünyada özel okulculuk çalışmalarının Türkiye'ye göre çok daha gelişmiş seviyede olduğuna işaret eden Küçük, şöyle konuştu: ''Fransa'da ilköğretimde öğrencilerin yüzde 18'i, orta öğretimde yüzde 31'i, Avusturalya'da ilköğretimdeki öğrencilerin yüzde 31'i, orta öğretimdekilerin yüzde 27'si, Japonya'da ilköğretimdeki öğrencilerin yüzde 6'sı, orta öğretimdekilerin yüzde 30'u, Arjantin'de ilköğretimdeki öğrencilerin yüzde 21'i, orta öğretimdekilerin yüzde 29'u, İspanya'da ilköğretimdeki öğrencilerin yüzde 33'ü, ortaöğretimde yüzde 23'ü, ABD'de ilköğretim öğrencilerinin yüzde 10'u, ortaöğretimdeki öğrencilerin yüzde 9'u özel okullara gitmektedir. Ülkemizde ilköğretimde bu oran yüzde 2,5, orta öğretimde yüzde 3, okul öncesinde rakam fazla olduğu için Türkiye ortalamamız bütün okullar düzeyinde yüzde 3'e bu yıl itibariyle yükselmiş durumdadır.''
ABD'DEKİ CHARTER SCHOOL ÖRNEĞİ
Küçük, Kasım ayında ABD'ye yaptıkları ziyarette ''charter school'' adı verilen özel okul yapılanmasını inceleme şansları olduğunu söyledi. Bu okulların Türkiye'deki özel okul yapılanmasıyla bire bir aynı olduğuna işaret eden Küçük, bu okulların devletin gözetimi altında olduğunu, öğrencilerin giderlerinin devlet tarafından karşılandığını bildirdi. ABD'de bu okullara 5 bin 500-14 bin dolar arasında öğrenci başına para aktarıldığını anlatan Küçük, şöyle konuştu:
''Hatta okul kurulmadan önce donatım ve bina kiralama için önce eyalet bakanlığına bir rapor sunuluyor. Orada kabul görürse, okulu açmak için 400 bin dolara kadar okula para verilebiliyor. Çok güzel bir sistem. Önümüzdeki süreçte ABD ve farklı ülkelerin özel okul alanında yaptığı teşvikler göz önüne alınarak bizde de farklı bir sistem geliştirilebilir diye düşünüyorum.''
ÖZEL OKULLARIN KONTENJANI
Mehmet Küçük, Türkiye'deki özel okullarda 727 bin kontenjanı bulunduğunu, bunun 400 bininin dolu olduğunu ifade etti. Özel okullardaki doluluk oranının yüzde 58 olduğunu aktaran Küçük, ''Özel okullarımız, hiç yatırım yapmadan, mevcut kapasiteleriyle beraber şu anda 308 bin öğrenci daha alabilecek durumda. Bir taraftan özel okullarda boşluk varken, diğer taraftan biz devlet olarak okul yapmak durumundayız. Çünkü hala bazı illerimizde, bölgelerimizde ciddi derslik sıkıntımız var'' diye konuştu.
Küçük, sözlerini şöyle sürdürdü: ''Bir okulun yaklaşık 5 milyon TL'ye yapıldığını düşünürsek, bin kişilik 308 tane okul yapması lazım devletimizin. Bunun da yıllık maliyeti 1,5 milyar TL civarında. Bizim en büyük hayalimiz, özel okullardaki boş kapasitenin en kısa sürede dolması.'' Bakanlığın Eğitime Yüzde 100 Destek Projesine de değinen Mehmet Küçük, özel okulların da eğitime yüzde 300 destek verdiğini söyledi. Projeye destek veren hayırseverlerin okul yaptırdıktan sonra devlete devrettiklerini, bütün işletme giderlerinin devlete ait olduğunu vurgulayan Küçük, özel okulların ise bütün masrafları kendilerinin karşıladığını hatırlattı.
ÖZEL OKUL-KAMU OKULU KARŞILAŞTIRMASI
Mehmet Küçük, özel okullardaki başarı oranının kimi kesimlerce eleştirildiğini, bazı kişilerin özel okulların öğrencileri seçerek aldığı yönünde iddialar öne sürdüğünü ifade etti. Bu görüşe katılmadığını belirten Küçük, ''Özel okulların başarılı olmasının temelinde, çok çalışmaları yatıyor'' dedi. Özel okulların aynı zamanda ticari kurumlar olduğuna dikkati çeken Küçük, şöyle devam etti:
''Çünkü özel okullar başarısız olduklarında ertesi yıl önemli ölçüde öğrenci kaybedecek ve birkaç yıl içinde belki de kapanma durumuyla karşı karşıya gelecekler. Bundan dolayı yöneticisini çok iyi seçiyor, öğretmenini çok iyi seçiyor ve öğrencisi çok çalışıyor. Başarıyı da bu getiriyor ama üzülerek söylüyorum ki devlet okullarımızdaki bazı öğretmenlerimizin performansı biraz daha düşük olabiliyor. Özel okullardaki öğretmenlerin raporlu, izinli gün sayısı çok az olmaktadır. Yakınını kaybeden bir özel okul öğretmeni bile belki bir, iki gün aradan sonra öğrencisinin başına dönmektedir. Başarıyı da bence bu getiriyor.''
CEM GÜLAN'IN KONUŞMASI
Türkiye Özel Okullar Birliği Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Cem Gülan da, bilim ve teknolojinin hızla ilerlediğini söyledi. Öğrencilerin çoğunlukla okul öğretmeninin ve sistemin bir adım önünde olduğunu vurgulayan Gülan, bu sempozyumla yenilenmeye ihtiyaç olup olmadığını masaya yatırmak istediklerini bildirdi. Özel okulculuk ve özel öğretim kurumlarının önünde pek çok sorun olduğuna değinen Gülan, yeni yürürlüğe giren 5580 sayılı Kanun'da da değişiklik ihtiyacı olduğunu ifade etti. Dünyada bütün ülkelerde özel okulculuğa mali destek sağlandığını vurgulayan Gülan, şöyle devam etti: ''Dünyada istisnasız bütün ülkeler özel öğretime mali destek sağlarken, ne bizler, ne de velilerimize böyle bir mali yardımda bulunulmamaktadır. Mali destek alamıyoruz. Hatta veliden aldığımız öğrenim ücretinin neredeyse üçte birini devlete ödüyoruz ve yine de ayakta durmaya çalışıyoruz. Eğitim-öğretim hayatımıza devam edebilmek için öğrencimizi bulmaya ihtiyacımız var. Milli Eğitim Bakanlığı'nın öğrencimizi bulmakta bize imkan sağlayacak tedbirler almasını arzu ediyoruz.''
TÜRKİYE'DE ÖZEL OKULLAŞMA ORANI
Gülan, dünyada özel okullaşma oranının gelişmiş ülkelerde yüzde 25 olduğunu, 10-15 yıl önce demir perde gerisinde kalan ülkelerde bile bu oranın yüzde 14'lere kadar yükseldiğini kaydetti. Afrika'da yüzde 6 olan bu oranın Türkiye'de hala yüzde 3'ler seviyesinde kaldığını belirten Gülan, şunları söyledi: ''Tüm dünya ağır bir ekonomik kriz yaşadı. Halen etkileri devam ediyor. Pek çok kurumumuz kapanma tehlikesiyle karşı karşıya. Gerek yüksek öğrenime, gerek ortaöğretime öğrenci seçmede kullanılan merkezi sistemlerimiz sorunlu. Her iki sınav da eğitimi bitirmiş, öğretimi de yozlaştırmış durumda. Yaratmak ve üretmek yerine, sunulandan seçmeyi aşılıyoruz.'' |